EMDR nedir?
EMDR, İngilizce "Eye Movement Desensitization and Reprocessing" ifadesinin kısaltmasıdır; Türkçede "göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme" olarak bilinir. Seksenli yılların sonunda geliştirilen bu yöntem, travmatik ya da zorlayıcı yaşantıların beyinde yeterince işlenemeden, ilk günkü yoğunluğuyla saklandığı düşüncesine dayanır. Bu anılar hatırlandığında ya da tetiklendiğinde, kişi yaşananları sanki yeniden oluyormuş gibi hisseder.
EMDR'de kişi, zorlayıcı anıya odaklanırken aynı anda iki yönlü uyarım alır. Bu uyarım çoğunlukla terapistin parmağını sağa sola hareket ettirmesi ve kişinin gözleriyle bu hareketi izlemesiyle yapılır; dizlere ya da omuzlara sırayla hafifçe dokunma ya da kulaklıktan sırayla verilen sesler de kullanılabilir. Bu süreç, anının yarattığı duygusal yükün azalmasına ve anının daha uyumlu bir biçimde yeniden işlenmesine yardımcı olur. Anı silinmez; ancak hatırlandığında artık aynı yoğunlukta korku ve sıkıntı yaratmaz.
Dünya Sağlık Örgütü, travma sonrası stres belirtileri yaşayan çocuklar, ergenler ve yetişkinler için travma odaklı bilişsel davranışçı terapiyle birlikte EMDR'yi de önerilen yöntemler arasında saymaktadır.
Çocuk ve ergenlerde hangi durumlarda kullanılır?
EMDR'nin en çok araştırıldığı ve en sık kullanıldığı alan travmatik yaşantılardır. Muayenehanemizde EMDR'yi şu durumlarda değerlendiriyoruz:
- Deprem, trafik kazası, yangın gibi tek bir travmatik olayın ardından gelişen travma sonrası stres bozukluğu belirtileri
- Ağır tıbbi müdahaleler, ameliyat ya da hastanede yatma deneyimlerine bağlı korkular
- Köpek ısırması, boğulma tehlikesi gibi korkutucu bir yaşantı sonrasında gelişen özgül korkular
- Akran zorbalığı ya da okulda yaşanan utandırıcı olayların bıraktığı izler
- Yakın birinin kaybıyla ilgili zorlayıcı anılar
- Belirli bir olayla başlayan kaygı belirtileri ve kâbuslar
EMDR her çocuk ve her durum için uygun bir yöntem değildir. Süregen ve çok yönlü travmalar yaşamış, duygularını düzenlemekte büyük güçlük çeken ya da güvenli bir yaşam ortamında bulunmayan çocuklarda öncelik güvenlik ve dengeleme çalışmalarıdır. Bu nedenle EMDR'ye başlamadan önce ayrıntılı bir değerlendirme yapar ve gerekiyorsa önce başka yöntemlerle hazırlık çalışması yürütürüz.
EMDR'nin sekiz aşaması
EMDR, belirli aşamaları olan yapılandırılmış bir yöntemdir. Çocuklarla çalışırken aşamalar aynı kalır; ancak dil ve araçlar çocuğun yaşına göre uyarlanır.
- Öykü ve planlama: Çocuğun yaşadığı zorlayıcı olaylar, bugünkü belirtileri ve güçlü yanları değerlendirilir. Hangi anıların hangi sırayla ele alınacağı planlanır.
- Hazırlık: Çocuk ve aile yönteme dair bilgilendirilir. Çocuk, zorlandığında kullanabileceği "güvenli yer" imgesi ve gevşeme yöntemleri gibi baş etme becerilerini öğrenir. Bu aşama, sürecin güvenli ilerlemesi için çok önemlidir.
- Değerlendirme: Ele alınacak anının en zor kısmını temsil eden bir görüntü, o anla ilgili olumsuz düşünce ("Güvende değilim" gibi), istenen olumlu düşünce ("Artık güvendeyim" gibi), duygular ve bedendeki hisler belirlenir. Sıkıntının şiddeti derecelendirilir.
- Duyarsızlaştırma: Çocuk anıya odaklanırken iki yönlü uyarım setleri uygulanır. Her setin ardından kısa bir ara verilir ve çocuğun aklına gelenler sorulur. Bu süreç, sıkıntının şiddeti belirgin biçimde azalana kadar sürer.
- Yerleştirme: Olumlu düşüncenin çocuk için ne kadar doğru hissettirdiği güçlendirilir.
- Beden taraması: Anıyı düşünürken bedende kalan gerginlik ya da rahatsızlık olup olmadığı kontrol edilir.
- Kapanış: Her seans, çocuğun sakin ve dengede olduğu bir noktada tamamlanır. Seans arasında ortaya çıkabilecek duygular için aile bilgilendirilir.
- Yeniden değerlendirme: Bir sonraki seansın başında, önceki çalışmanın etkisi değerlendirilir ve plan güncellenir.
Çocuklara özgü uyarlamalar
Küçük çocuklarda göz hareketlerini uzun süre takip etmek zor olabileceği için dokunsal uyarım, sırayla hafifçe ellere dokunma ya da "kelebek kucaklaması" gibi yöntemler tercih edilir. Duygu ve sıkıntı düzeyi, sayılar yerine yüz ifadeleri ya da elle gösterilen büyüklüklerle derecelendirilir. Bazı çocuklarda yaşanan olay bir resim ya da hikâye aracılığıyla anlatılır. Ebeveynin seansta bulunması, küçük çocukların kendini güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Ergenlerde ise uygulama yetişkinlere daha yakındır. Ancak gençlerin yöntemi anlaması, sürece gönüllü olarak katılması ve kontrol duygusunu koruması özellikle önemlidir. Gencin istediği an seansı durdurabileceğini bilmesi, güven ilişkisinin temelini oluşturur.
Seanslar arasında neler olabilir?
EMDR seanslarının ardından bazı çocuklarda birkaç gün süren yorgunluk, canlı rüyalar ya da olayla ilgili yeni anıların hatırlanması görülebilir. Bunlar işleme sürecinin doğal bir parçasıdır ve genellikle kısa sürer. Ebeveynlerin bu olasılık hakkında önceden bilgilendirilmesi, çocuğa sakin bir destek sunmalarını kolaylaştırır. Belirgin bir sıkıntı yaşanırsa bir sonraki görüşmeyi beklemeden bizimle iletişime geçilmesini öneririz.
EMDR'nin diğer tedavilerle ilişkisi
EMDR çoğu zaman daha kapsamlı bir tedavi planının parçasıdır. Travmatik yaşantının ardından gelişen kaygı ve depresyon belirtileri için bilişsel davranışçı terapi, ailenin yaşanan olaydan nasıl etkilendiğini ele almak için aile temelli tedaviler ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi plana eklenebilir. Hangi yöntemin ne zaman kullanılacağına, çocuğun ihtiyaçlarına göre birlikte karar veririz.
Kaç seans sürer?
Tek bir travmatik olayın ardından gelişen belirtilerde birkaç seansta belirgin iyileşme görülebilir. Birden fazla zorlayıcı yaşantı söz konusuysa ya da hazırlık aşamasına daha fazla zaman ayırmak gerekiyorsa süreç uzar. Seanslar genellikle haftada bir yapılır ve elli ile altmış dakika sürer.
EMDR'ye başlamadan önce değerlendirdiklerimiz
EMDR uygulamasına karar vermeden önce şu soruların yanıtlarını ararız: Çocuğun yaşadığı zorlayıcı olay sona ermiş mi ve çocuk şu anda güvende mi? Çocuk yoğun duygularla karşılaştığında kendini sakinleştirebiliyor mu ya da bunu öğrenmeye hazır mı? Aile, seanslar arasında çocuğa destek olabilecek durumda mı? Eşlik eden ağır depresyon, dissosiyatif belirtiler, epilepsi ya da göz sorunları gibi yöntemin uyarlanmasını gerektiren durumlar var mı? Bu soruların yanıtları, EMDR'nin uygun olup olmadığını ve hazırlık aşamasının ne kadar süreceğini belirler.
Bir yakının kaybından sonra EMDR
Yakın bir aile üyesinin ani ve beklenmedik kaybı, çocuklarda yasın olağan seyrini zorlaştırabilir. Kaybın gerçekleştiği anla ilgili görüntüler, haberi aldığı an ya da hastanede yaşananlar çocuğun zihnine tekrar tekrar gelebilir. Bu durumlarda EMDR, travmatik anıların yarattığı yoğun sıkıntıyı azaltarak çocuğun kaybettiği kişiyi korku yerine sevgiyle hatırlayabilmesine ve yas sürecini daha sağlıklı yaşayabilmesine yardımcı olabilir. Yas sürecinin kendisi bir hastalık değildir; EMDR, yalnızca yasın önünde engel oluşturan travmatik izler için kullanılır.
Sık sorulan sorular
EMDR hipnoz mudur?
Hayır. EMDR sırasında çocuk tamamen bilinçlidir, ne yaşadığının farkındadır ve istediği an süreci durdurabilir. Yöntem, telkin ya da hipnoz içermez.
Çocuğum yaşadığı olayı anlatmak istemiyor; EMDR yine de uygulanabilir mi?
EMDR'de olayın her ayrıntısıyla sözel olarak anlatılması gerekmez. Çocuğun anının en zor anına zihninde odaklanması yeterlidir. Bu özellik, yaşadıklarını konuşmakta zorlanan bazı çocuklar için yöntemi uygun hâle getirebilir.
EMDR'nin yan etkisi var mı?
EMDR ilaç içermeyen bir yöntemdir. Seanslardan sonra geçici yorgunluk, duygusal hassasiyet ya da canlı rüyalar görülebilir. Bu etkiler genellikle kısa sürer ve hazırlık aşamasında öğrenilen baş etme yöntemleriyle yönetilebilir.
EMDR uygulayan terapistin özel bir eğitimi olmalı mı?
Evet. EMDR, yöntemin uygulanmasına yönelik yapılandırılmış bir eğitim ve süpervizyon gerektirir. Çocuk ve ergenlerle çalışırken bu eğitime ek olarak çocukların gelişim özelliklerine ilişkin bilgi ve deneyim de gereklidir.