OKB nedir?
Obsesif kompulsif bozukluk, kişinin istemediği hâlde zihnine tekrar tekrar gelen rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı sıkıntıyı azaltmak için yapmak zorunda hissettiği davranışlar (kompulsiyonlar) ile tanımlanan bir durumdur. Halk arasında "takıntı" olarak bilinse de OKB, düzenli olmayı seven ya da titiz bir kişilik özelliğinden çok farklıdır.
OKB çocukluk döneminde başlayabilir. Belirtilerin sıklıkla okul çağında ve ergenlikte ortaya çıktığı bilinmektedir. Çocuklar çoğu zaman yaşadıklarını utançla gizler ya da bu düşüncelerin "garip" olduğunu düşünerek kimseye anlatmaz. Bu nedenle aileler ancak davranışlar günlük yaşamı belirgin biçimde yavaşlattığında durumu fark eder.
Obsesyonlar: zihne yapışan düşünceler
Obsesyonlar, kişinin kendi düşünceleri olduğunu bildiği ama kontrol edemediği, kaygı ya da tiksinti uyandıran düşünce, imge ya da dürtülerdir. Çocuklarda sık görülen obsesyonlar şunlardır:
- Mikrop kapma, hastalanma ya da kirlenme korkusu
- Kendisinin ya da sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceği düşüncesi
- Eşyaların simetrik, düzgün ya da "tam doğru" olması gerektiği hissi
- Yanlış bir şey yapmış olma, birine zarar vermiş olma korkusu
- Dinî ya da ahlaki konularda yoğun şüpheler
- Belirli sayıların uğurlu ya da uğursuz olduğu düşüncesi
Kompulsiyonlar: rahatlamak için yapılan davranışlar
Kompulsiyonlar, obsesyonun yarattığı sıkıntıyı geçici olarak azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Rahatlama kısa sürdüğü için davranış tekrar tekrar yapılır ve döngü güçlenir.
- Uzun süre ve tekrar tekrar el yıkama, banyoda saatler geçirme
- Kapı, ocak, çanta ya da ödevleri defalarca kontrol etme
- Eşyaları belirli bir düzene sokma, simetrik dizme
- Sayma, belirli sözcükleri ya da duaları içinden tekrarlama
- Bir işi "doğru hissedene kadar" yeniden yapma, kapıdan defalarca girip çıkma
- Ebeveynlere aynı soruyu sorup tekrar tekrar güvence isteme
Aile OKB döngüsünün içine nasıl girer?
Çocuklarda OKB'nin önemli bir özelliği, ailenin de farkında olmadan sürece katılmasıdır. Ebeveynler çocuklarının sıkıntısını azaltmak için güvence verir, onun yerine kontrol eder, istediği biçimde özel temizlik düzenlemeleri yapar ya da bazı ortamlardan kaçınır. Bu uyum davranışları kısa vadede krizi yatıştırır; ancak uzun vadede OKB'nin alanını genişletir. Tedavide ailenin bu döngüyü fark etmesi ve yavaş yavaş geri çekilmesi temel hedeflerden biridir.
Ne zaman OKB'den şüphelenmeli?
Okul öncesi dönemde belirli rutinlere bağlılık ve "aynı olsun" isteği gelişimin olağan bir parçasıdır. OKB'yi bu olağan ritüellerden ayıran özellikler şunlardır:
- Davranışlar günde bir saatten fazla zaman alıyorsa,
- Çocuk davranışı yapamadığında yoğun sıkıntı, öfke ya da panik yaşıyorsa,
- Ödevler, hazırlanma ya da yemek gibi günlük işler belirgin biçimde uzuyorsa,
- Aile düzeni çocuğun ritüellerine göre değişmeye başladıysa,
- Ellerde sık yıkamaya bağlı kızarıklık ve çatlaklar görülüyorsa.
Muayenehanemizde değerlendirme
OKB değerlendirmesinde çocuğun ya da gencin yaşadıklarını utanmadan anlatabileceği bir ortam oluşturmak çok önemlidir. Görüşmenin başında, bu düşüncelerin pek çok çocukta görüldüğünü ve beyindeki bir "alarm sisteminin" fazla çalışmasıyla ilgili olduğunu anlatırız. Bu açıklama, çoğu çocuğun rahatlamasını ve yaşadıklarını daha kolay paylaşmasını sağlar.
Değerlendirmede belirtilerin türünü ve şiddetini belirlemek için Yale-Brown obsesyon kompulsiyon ölçeğinin çocuk ve ergen biçimi kullanılır. Bu yarı yapılandırılmış görüşme, obsesyon ve kompulsiyonların ne kadar zaman aldığını, ne kadar sıkıntı yarattığını ve çocuğun bunlara ne ölçüde direnebildiğini sayısal olarak ortaya koyar. Aynı ölçek tedavi sürecinde ilerlemeyi izlemek için de tekrarlanır.
OKB'ye sık eşlik eden tik bozuklukları, anksiyete bozuklukları, dikkat eksikliği ve depresyon da değerlendirmenin parçasıdır. Belirtilerin bir enfeksiyon sonrasında çok ani başladığı durumlarda çocuk doktoruyla iş birliği yapılır.
Tedavi
Maruz bırakma ve tepki önleme
Çocuk ve ergenlerde OKB tedavisinin temelini, bilişsel davranışçı terapinin bir biçimi olan maruz bırakma ve tepki önleme oluşturur. Bu yöntemde çocuk, kaygı yaratan durumlarla küçük ve planlı adımlarla karşılaşır ve kompulsiyonu yapmadan kaygının kendiliğinden azaldığını deneyimler.
Süreç, birlikte hazırlanan bir "kaygı merdiveniyle" başlar. Merdivenin en alt basamağında çocuğun hafif zorlandığı durumlar, üst basamaklarda ise en çok korktuğu durumlar yer alır. Çocuk her basamakta cesaretini artırarak bir üst basamağa geçer. Küçük çocuklarla çalışırken OKB'ye bir isim vermek ve onu "patron gibi davranan bir zorba" olarak dışsallaştırmak, çocuğun mücadeleye katılmasını kolaylaştırır.
Ailenin rolü
Ebeveynler terapi sürecinin aktif parçasıdır. Güvence verme ve ritüellere eşlik etme davranışlarını planlı biçimde azaltmayı, bunu yaparken çocuğa destek olmayı ve cesur adımlarını fark etmeyi öğrenirler. Bu konuda aile temelli tedaviler ve ebeveyn görüşmeleri planın ayrılmaz parçasıdır.
İlaç tedavisi
Belirtilerin orta ve ağır düzeyde olduğu ya da terapiye tek başına yeterli yanıt alınamadığı durumlarda, OKB'de etkinliği gösterilmiş ilaçlar tedaviye eklenebilir. İlacın etkisi genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar ve terapiyle birlikte kullanıldığında sonuçlar daha iyidir.
Ailelere öneriler
- Çocuğunuzun OKB'si ile çocuğunuzu birbirinden ayırın; öfkenizi çocuğa değil, OKB'ye yöneltin.
- Güvence sorularına uzun açıklamalarla yanıt vermek yerine, terapide birlikte belirlenen kısa ve tutarlı yanıtları kullanın.
- Ritüelleri birden yasaklamayın; azaltma planını terapistle birlikte, aşamalı biçimde uygulayın.
- Küçük başarıları fark edin ve takdir edin; OKB ile mücadele büyük cesaret ister.
OKB ve okul yaşamı
OKB okulda farklı biçimlerde kendini gösterebilir: ödevleri "mükemmel" olana kadar defalarca silip yeniden yazma, sınavlarda soruları tekrar tekrar okuduğu için süreyi yetiştirememe, tuvaletleri kullanamama ya da arkadaşlarının eşyalarına dokunamama gibi. Bu güçlükler yanlış anlaşıldığında çocuk tembellikle ya da tuhaflıkla suçlanabilir. Ailenin onayıyla öğretmenlerle paylaşılan kısa bir bilgilendirme ve tedavi süresince sınavlarda ek süre gibi geçici düzenlemeler, çocuğun okul yaşamını belirgin biçimde rahatlatır.
Tedavide ilerleme nasıl ölçülür?
Tedaviye başlarken belirlenen ölçek puanı, sürecin pusulası olarak kullanılır. Belirli aralıklarla tekrarlanan değerlendirmeler, ritüellere harcanan zamanın, yaşanan sıkıntının ve ailenin uyum davranışlarının ne ölçüde azaldığını gösterir. Puanlardaki düşüş, çocuğun gözünde de cesaretinin somut bir kanıtı olur.
OKB ile karışabilen durumlar
Her tekrarlayıcı davranış OKB değildir. Otizm spektrum bozukluğundaki tekrarlayıcı davranışlar çoğu zaman çocuğa keyif verir ya da onu sakinleştirir; OKB'deki ritüeller ise sıkıntıyı azaltmak için zorunluluk hissiyle yapılır. Tik bozukluklarında hareketler daha ani ve amaçsızdır. Yaygın anksiyete bozukluğunda endişeler gerçek yaşam sorunlarına yöneliktir ve ritüellerle değil, sürekli düşünmeyle sürdürülür. Bu ayrımları yapmak, doğru tedavi yönteminin seçilmesi için gereklidir.
Sık sorulan sorular
Çocuğum düzenli ve titiz; bu OKB mi?
Titizlik ya da düzen sevgisi, kişiye rahatsızlık vermiyor ve günlük yaşamı aksatmıyorsa OKB değildir. OKB'de davranışlar zorunluluk hissiyle yapılır, sıkıntı yaratır ve çok zaman alır.
OKB tedaviyle geçer mi?
Uygun tedaviyle çocukların ve gençlerin önemli bir bölümünde belirtiler belirgin biçimde azalır. Bazı çocuklarda stresli dönemlerde belirtiler yeniden artabilir; terapide öğrenilen beceriler bu dönemlerde de kullanılabilir.
Çocuğumu ritüellerini yapmaktan engellemeli miyim?
Ani ve zorla engelleme genellikle krizlere yol açar. Daha sağlıklı yol, terapiyle birlikte hazırlanan bir planla ritüelleri kademeli olarak azaltmaktır.
OKB'ye ebeveynlerin tutumu mu neden olur?
Hayır. OKB'nin biyolojik ve genetik bir temeli vardır; ebeveyn tutumları OKB'ye neden olmaz. Bununla birlikte ailenin ritüellere eşlik etmesi belirtilerin sürmesine katkıda bulunabilir; bu nedenle aile, tedavinin önemli bir parçasıdır.