Ankara · Çocuk ve ergen psikiyatrisi Pazartesi – Cuma: 09.00 – 18.00

Tanı ve Tedaviler

Çocuk ve ergenlerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)

Korkutucu bir olayın ardından haftalar geçmesine rağmen kâbuslar, kaçınma, irkilme ve yoğun korku sürüyorsa çocuğunuz travma odaklı destekten yararlanabilir.

Travma ve çocuklar

Çocuklar ve gençler de yetişkinler gibi hayatı tehdit eden ya da ağır yaralanma riski taşıyan olaylarla karşılaşabilir. Deprem, sel, yangın gibi doğal afetler; trafik kazaları; ağır hastalık ve tıbbi müdahaleler; bir yakının ani kaybı; aile içi şiddete tanık olma; fiziksel ya da cinsel istismar travmatik yaşantılara örnek verilebilir. Çocuk bu olayları doğrudan yaşayabileceği gibi, yakınlarının başına geldiğine tanık olarak ya da öğrenerek de etkilenebilir.

Travmatik bir olayın ardından ilk günlerde ve haftalarda korku, uyku sorunları, ebeveyne yapışma ve olayla ilgili tekrarlayan sorular görülmesi beklenen tepkilerdir. Çocukların büyük bölümü, güvenli ve destekleyici bir ortamda bu tepkileri zamanla atlatır. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ise belirtilerin bir aydan uzun sürmesi ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde bozmasıyla tanımlanır.

TSSB'nin dört temel belirti grubu

1. Yeniden yaşama

  • Olayla ilgili istemsiz, rahatsız edici anılar
  • Olayın konu edildiği ya da korkutucu içerikli kâbuslar
  • Olay yeniden oluyormuş gibi hissetme
  • Olayı hatırlatan bir şeyle karşılaşınca yoğun sıkıntı ya da bedensel tepki
  • Küçük çocuklarda olayın oyunda tekrar tekrar canlandırılması

2. Kaçınma

  • Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, konuşmalardan ya da etkinliklerden uzak durma
  • Olay hakkında konuşmayı reddetme, düşünmemeye çalışma

3. Düşünce ve duygu durumunda olumsuz değişiklikler

  • Olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama
  • "Benim suçumdu", "Dünya tamamen tehlikeli" gibi abartılı ve olumsuz inançlar
  • Süregen korku, suçluluk, öfke ya da utanç
  • Eskiden sevdiği etkinliklere ilgi kaybı, başkalarından kopukluk hissi
  • Olumlu duyguları yaşamakta güçlük

4. Aşırı uyarılmışlık

  • Kolay irkilme, sürekli tetikte olma hâli
  • Uyku sorunları, dikkat toplamakta güçlük
  • Sinirlilik, öfke patlamaları
  • Ergenlerde riskli ya da kendine zarar veren davranışlar

Yaşa göre farklılıklar

Altı yaşından küçük çocuklarda TSSB belirtileri yetişkinlerden farklı görünebilir. Bu çocuklar yaşadıklarını sözcüklerle anlatmak yerine oyunlarında ve davranışlarında gösterir: aynı sahneyi tekrar tekrar canlandırma, tuvalet eğitimi ya da konuşma gibi kazanılmış becerilerde gerileme, yoğun ayrılık korkusu ve yeni korkuların gelişmesi sık görülür.

Okul çağındaki çocuklarda dikkat ve okul başarısında düşüş, bedensel yakınmalar ve yoğun suçluluk duyguları öne çıkabilir. Ergenlerde ise geri çekilme, öfke, riskli davranışlar ve gelecek hakkında umutsuzluk daha belirgindir.

Muayenehanemizde değerlendirme

Travma yaşamış bir çocukla görüşürken öncelik, çocuğun kendini güvende hissetmesidir. Çocuğu yaşadıklarını ayrıntılı olarak anlatmaya zorlamayız; hazır olduğu ölçüde ve kendi hızında paylaşmasına alan tanırız.

Değerlendirmede:

  1. Ebeveynlerle travmatik olayın ne olduğu, çocuğun olay sırasında ve sonrasında nasıl tepkiler verdiği ve bugünkü belirtiler konuşulur.
  2. Çocukla yaşına uygun yöntemlerle, oyun ve çizim gibi araçlardan da yararlanarak görüşülür.
  3. Travma belirtilerinin şiddetini belirlemek için çocuk ve ebeveyn ölçekleri kullanılabilir.
  4. Eşlik eden depresyon, kaygı, uyku sorunları ve davranış değişiklikleri değerlendirilir.
  5. Çocuğun güvenliği değerlendirilir; süregen bir tehdit varsa öncelik çocuğun korunmasıdır.

Tedavi yaklaşımı

Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi

Çocuk ve ergenlerde TSSB tedavisinde etkinliği en iyi gösterilmiş yöntem, travma odaklı bilişsel davranışçı terapidir. Bu yaklaşımda çocuk önce duygularını tanımayı ve gevşeme gibi baş etme becerilerini öğrenir. Ardından, güvenli bir ortamda ve adım adım, yaşadığı olayın öyküsünü oluşturur. Bu süreç, travmatik anının yarattığı yoğun korkunun azalmasını ve olayla ilgili hatalı inançların düzeltilmesini sağlar. Ebeveynler de tedavinin her aşamasına katılır.

EMDR

EMDR, travmatik anıların yeniden işlenmesine yardımcı olan, çocuk ve ergenlerde de uyarlanarak kullanılan bir terapi yöntemidir. Belirli tek bir travmatik olayın ardından gelişen belirtilerde özellikle yararlı olabilir.

Aile ve çevre desteği

Ebeveynlerin çocuğun tepkilerini anlaması, sakin ve öngörülebilir bir ev ortamı sağlaması ve kendi stres tepkilerini yönetebilmesi, iyileşmenin en önemli belirleyicilerinden biridir. Gerekli durumlarda okulla iş birliği yapılarak çocuğun okul gününe destek sağlanır.

İlaç tedavisi

İlaçlar çocuklarda TSSB'nin temel tedavisi değildir; ancak ağır uyku sorunları, eşlik eden depresyon ya da yoğun kaygı gibi durumlarda terapiye ek olarak kısa süreli kullanılabilir.

Afet ve kayıp sonrası ilk dönemde ailelere öneriler

  • Çocuğunuza güvende olduğunu sözlerinizle ve davranışlarınızla tekrar tekrar gösterin.
  • Günlük rutinleri olabildiğince hızlı biçimde yeniden kurun; düzen güven duygusunu destekler.
  • Sorularını yaşına uygun, kısa ve dürüst yanıtlarla karşılayın.
  • Afet görüntülerinin ve haberlerin tekrar tekrar izlenmesini sınırlayın.
  • Gerileme davranışlarına sabırla yaklaşın; bunlar geçici tepkilerdir.
  • Kendi duygularınız için de destek alın; çocuklar sakinliği yetişkinlerden öğrenir.

Ergenlerde travmanın gözden kaçan yüzü

Ergenler travmatik yaşantılarını ebeveynleriyle paylaşmakta çoğu zaman isteksizdir. Yaşadıklarını utanç, suçluluk ya da "anlamazlar" düşüncesiyle saklayabilirler. Bu gençlerde travma; ani öfke patlamaları, okuldan kopma, uykusuzluk, madde kullanımı ya da kendine zarar verme davranışlarıyla ortaya çıkabilir. Davranış sorunlarının altında bir travma öyküsü olabileceğini akılda tutmak, gence ceza yerine anlayışla yaklaşmayı mümkün kılar.

Tedavi sürecinde neler beklenir?

Travma odaklı tedavi genellikle haftalık seanslarla birkaç ay sürer. İlk aşamada çocuk ve aile güven, bilgi ve baş etme becerileri kazanır. Orta aşamada travmatik anı güvenli bir ortamda adım adım ele alınır; bu dönemde belirtiler kısa süreliğine artabilir ve bu beklenen bir durumdur. Son aşamada ise çocuğun gündelik yaşamına, okula ve arkadaşlarına dönüşü desteklenir, gelecekte zorlandığında kullanabileceği bir güvenlik planı hazırlanır.

Ebeveynlerin kendi tepkileri

Çocuğunun travmatik bir olay yaşadığını öğrenmek ya da aynı olayı birlikte yaşamış olmak ebeveynler için de son derece sarsıcıdır. Ebeveynlerde de uykusuzluk, yoğun kaygı, suçluluk ve öfke görülebilir. Çocuklar, yetişkinlerin duygularını çok iyi okur ve güvenlik duygularını büyük ölçüde onlardan alır. Bu nedenle ebeveynlerin kendi tepkilerini fark etmeleri ve gerektiğinde kendileri için de destek almaları, çocuğun iyileşmesine doğrudan katkı sağlar. Tedavi sürecinde ebeveyn görüşmelerine bu nedenle ayrı bir zaman ayırırız.

Okula dönüş

Afet ya da kayıp sonrasında okula dönüş, çocuğun günlük yaşamına yeniden bağlanmasının önemli bir adımıdır. Öğretmenlerin çocuğun yaşadıklarından haberdar olması, dikkat ve uyku sorunlarının geçici olabileceğini bilmesi ve gerektiğinde kısa molalara izin vermesi bu süreci kolaylaştırır.

Sık sorulan sorular

Her travma yaşayan çocukta TSSB gelişir mi?

Hayır. Travmatik bir olay yaşayan çocukların çoğu zamanla toparlanır. Olayın şiddeti, çocuğun önceki yaşantıları ve en önemlisi olay sonrasında aldığı destek, TSSB gelişip gelişmeyeceğini belirler.

Çocuğumla yaşananlar hakkında konuşmalı mıyım?

Çocuğunuz konuşmak istediğinde onu dinleyin ve duygularını kabul edin. Ancak konuşmaya zorlamayın. Olayı hiç konuşulmayan bir sır gibi saklamak da kaygıyı artırabilir; dengeli ve yaşa uygun bir açıklık en sağlıklı yoldur.

Belirtiler aylar sonra ortaya çıkabilir mi?

Evet. Bazı çocuklarda belirtiler olaydan aylar sonra belirginleşebilir. Davranışlarda ve duygu durumunda açıklanamayan bir değişiklik fark ederseniz değerlendirme yapılması uygun olur.

Çok küçük yaşta yaşanan travma unutulur mu?

Çok küçük çocuklar olayı sözel olarak hatırlamasa bile, travmatik yaşantı bedensel tepkilerde, korkularda ve davranışlarda iz bırakabilir. Bu nedenle küçük yaşta yaşanan zorlayıcı olaylardan sonra da çocuğun tepkileri dikkatle izlenmeli, gerektiğinde destek alınmalıdır.

Travma yaşayan çocuğa ne zaman profesyonel destek almalıyım?

Olaydan sonraki ilk haftalarda belirtiler yavaş yavaş azalıyorsa güvenli bir ortam ve aile desteği çoğu zaman yeterlidir. Belirtiler bir aydan uzun sürüyor, giderek artıyor ya da çocuğun okula gitmesini, uyumasını ve oynamasını engelliyorsa, beklemeden bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmanız önerilir.