Ankara · Çocuk ve ergen psikiyatrisi Pazartesi – Cuma: 09.00 – 18.00

Bilgi Köşesi

Çocuk ve ergen psikiyatrisine ne zaman başvurulmalı?

Her zorlu dönem bir sorun işareti değildir; ancak bazı belirtiler uzmana danışmayı gerektirir. Yaşa göre uyarı işaretlerini ve ilk adımları bu yazıda topladık.

Çocuk ve ergen psikiyatrisine ne zaman başvurulmalı?

Çocuk büyütmek, her dönemin kendine özgü sorularla geldiği bir yolculuktur. İki yaşındaki bir çocuğun öfke nöbetleri, okula yeni başlayan bir çocuğun sabah ağlamaları ya da on dört yaşındaki bir gencin odasına kapanması, pek çok ebeveynin aklına aynı soruyu getirir: "Bu olağan mı, yoksa bir uzmana mı danışmalıyım?"

Bu sorunun yanıtı her zaman kolay değildir. Çocuklar sürekli gelişir ve değişir; bir yaşta olağan sayılan bir davranış, birkaç yıl sonra dikkat edilmesi gereken bir işarete dönüşebilir. Bu yazıda, çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurmayı düşündürmesi gereken durumları, yaşa göre uyarı işaretlerini ve ailelerin ilk adımda neler yapabileceğini ele alıyoruz.

Olağan gelişim ile sorun arasındaki çizgi

Her çocuk zaman zaman kaygılanır, öfkelenir, üzülür ya da sınırları zorlar. Bu duygular ve davranışlar, çocuğun dünyayı tanıması ve kendini düzenlemeyi öğrenmesi sürecinin doğal bir parçasıdır. Bir davranışın uzman desteği gerektirip gerektirmediğini değerlendirirken şu dört soruyu sormak yol gösterici olabilir:

  1. Süre: Bu davranış ya da duygu birkaç gündür mü, yoksa haftalardır, aylardır mı sürüyor?
  2. Yoğunluk: Çocuğun yaşındaki diğer çocuklarla karşılaştırıldığında belirgin biçimde daha yoğun mu?
  3. Yaygınlık: Yalnızca belirli bir ortamda mı, yoksa evde, okulda ve arkadaş ortamında da mı görülüyor?
  4. Etki: Çocuğun okul yaşamını, arkadaşlık ilişkilerini, aile içindeki uyumunu ya da kendi mutluluğunu bozuyor mu?

Bu soruların birden fazlasına "evet" yanıtı veriyorsanız, bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmek yararlı olacaktır. Unutmayın, değerlendirme için başvurmak mutlaka bir tanı ya da tedavi anlamına gelmez; bazen tek bir görüşme, ailenin içini rahatlatmaya ve doğru yolu bulmaya yeter.

Bebeklik ve okul öncesi dönemde uyarı işaretleri

Yaşamın ilk yıllarında ruh sağlığı, gelişimle iç içedir. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken işaretler çoğunlukla iletişim, oyun, uyku ve duygu düzenlemesi alanlarında ortaya çıkar.

  • Adıyla seslenildiğinde tutarlı olarak dönüp bakmama, göz temasında belirgin azlık
  • On iki ayda işaret etme ve el sallama gibi jestlerin, on altı ayda anlamlı sözcüklerin olmaması
  • Daha önce kazanılmış konuşma ya da sosyal becerilerin kaybedilmesi
  • Yaşıtlarına ilgi göstermeme, tekrarlayıcı ve sınırlı oyunlar
  • Günde defalarca yaşanan, uzun süren ve kendine zarar verme içeren öfke nöbetleri
  • Ebeveynden ayrılmaya karşı yaşa göre beklenenden çok daha yoğun korku
  • Süregen ve ciddi uyku ya da beslenme sorunları

Bu dönemde gelişimle ilgili bir endişeniz varsa "biraz daha bekleyelim" demek yerine erken değerlendirme istemek her zaman daha doğrudur. Erken dönemde başlatılan destek, çocuğun gelişim yolunu olumlu yönde etkileyebilir. Ayrıntılı bilgiyi otizm ve nörogelişimsel bozukluklar sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Okul çağında uyarı işaretleri

İlkokul yılları, çocuğun aileden dışarıya açıldığı, kurallara uymayı ve öğrenmeyi deneyimlediği bir dönemdir. Bu dönemde şu işaretler uzmana danışmayı gerektirebilir:

  • Öğretmenlerden sık gelen dikkat, hareketlilik ya da davranış şikâyetleri
  • Ödev yapmanın her akşam bir savaşa dönüşmesi, okuma ya da yazmada belirgin güçlük
  • Okula gitmeyi reddetme, sabahları tekrarlayan karın ve baş ağrıları
  • Arkadaş edinememe, sürekli dışlanma ya da zorbalığa uğrama
  • Kaygı ve korkuların çocuğun yapabileceği şeyleri kısıtlaması
  • Tekrarlayıcı davranışlar, el yıkama ya da kontrol etme gibi ritüeller
  • Göz kırpma, boğaz temizleme gibi istemsiz hareket ya da seslerin haftalarca sürmesi
  • Yaşına uygun olmayan alt ıslatma ya da dışkı kaçırma

Bu dönemde en sık karşılaştığımız durumlar arasında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, anksiyete bozuklukları ve öğrenme güçlükleri yer alır.

Ergenlikte uyarı işaretleri

Ergenlik, bedensel, duygusal ve sosyal değişimlerin hızlandığı bir dönemdir. Gençlerin ailelerinden uzaklaşması, arkadaşlarına daha çok önem vermesi ve zaman zaman huysuzlaşması bu dönemin olağan özellikleridir. Ancak şu durumlar dikkat gerektirir:

  • İki haftadan uzun süren mutsuzluk, umutsuzluk ya da yoğun sinirlilik
  • Eskiden sevdiği etkinliklerden ve arkadaşlarından belirgin biçimde uzaklaşma
  • Okul başarısında ani ve belirgin düşüş, sık devamsızlık
  • Uyku düzeninde büyük değişiklikler, gece boyunca uyanık kalma
  • Yemek yemeyi kısıtlama, hızlı kilo kaybı ya da tıkınırcasına yeme atakları
  • Kendine zarar verme belirtileri, örneğin kollarda kesikler
  • Ölüm, ölmek ya da yaşamın anlamsızlığı üzerine konuşmalar
  • Alkol ya da madde kullanımı
  • Gerçeklikle bağın zayıfladığını düşündüren tuhaf düşünce ve davranışlar

Ergenlerde depresyon çoğu zaman üzüntüden çok öfke ve sinirlilikle kendini gösterir; bu nedenle "ergenlik bunalımı" olarak geçiştirilebilir. Gencinizin değiştiğini hissediyorsanız, iç sesinize kulak verin.

Acil durumlar: beklemeyin

Bazı durumlar randevu beklemeyi gerektirmez. Çocuğunuz ya da genciniz:

  • Kendini öldürmekten söz ediyor ya da bir plandan bahsediyorsa,
  • Kendine ciddi biçimde zarar verdiyse,
  • Başkalarına zarar verme tehlikesi taşıyorsa,
  • Gerçekle bağı kopmuş görünüyor, olmayan sesler duyduğunu ya da şeyler gördüğünü söylüyorsa,

en yakın hastanenin acil servisine başvurun ya da 112'yi arayın.

Ailelerin sık yaşadığı tereddütler

Pek çok aile, çocuk psikiyatrisine başvurmayı uzun süre erteler. Bunun ardında çoğu zaman şu düşünceler yatar:

"Damgalanır mı?"

Çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurmak, bir çocuk doktoruna ya da diş hekimine gitmekten farklı değildir. Görüşmelerde paylaşılan bilgiler mesleki gizlilik ilkeleri çerçevesinde korunur. Erken destek almak, ileride daha büyük sorunların önüne geçerek çocuğun geleceğini korur.

"İlaç verilir mi?"

Çocuk psikiyatrisine başvurmak, ilaç kullanmak anlamına gelmez. Pek çok durumda ilk tercih terapi, aile danışmanlığı ve çevresel düzenlemelerdir. İlaç tedavisi yalnızca gerekli görüldüğünde ve aileyle ayrıntılı olarak konuşulduktan sonra planlanır.

"Kendiliğinden geçer mi?"

Bazı zorluklar zamanla kendiliğinden azalır. Ancak kaygı, depresyon ve dikkat güçlükleri gibi pek çok durum, tedavi edilmediğinde çocuğun gelişimini, öğrenmesini ve özgüvenini uzun süre etkileyebilir. Beklemenin bir bedeli olabileceğini akılda tutmak önemlidir.

"Bizim hatamız mı?"

Çocukların ruhsal güçlükleri genellikle biyolojik, mizaçla ilgili ve çevresel pek çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Ebeveynleri suçlamak ne doğru ne de yararlıdır. Aileler, çocuklarının iyileşme sürecinin en değerli ortaklarıdır.

Okulun bakış açısı neden önemli?

Çocuklar evde ve okulda çok farklı davranabilir. Evde sakin ve uyumlu görünen bir çocuk sınıfta dikkatini toplamakta zorlanabilir; tersine evde sık öfke nöbetleri yaşayan bir çocuk okulda sessiz ve içine kapanık olabilir. Öğretmenler, çocuğu yaşıtlarıyla birlikte ve yapılandırılmış bir ortamda gözlemledikleri için ailelerin göremediği ayrıntıları fark edebilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde, ailenin izniyle öğretmenlerin gözlemlerine de başvururuz.

İlk adım olarak ne yapabilirsiniz?

  1. Gözlem yapın: Sizi düşündüren davranışların ne zaman, nerede ve ne sıklıkla ortaya çıktığını birkaç hafta boyunca not alın.
  2. Okulla konuşun: Öğretmenin gözlemleri, çocuğun okul ortamındaki işleyişi hakkında değerli bilgi sağlar.
  3. Çocuğunuzu dinleyin: Yargılamadan, çözüm üretmeye acele etmeden ne yaşadığını anlamaya çalışın.
  4. Çocuk doktorunuza danışın: Bedensel bir nedenin dışlanması gereken durumlarda ilk adım çocuk doktoru olabilir.
  5. Uzmandan randevu alın: Değerlendirme, belirsizliğin yerini netliğe bırakmasını sağlar.

Değerlendirme süreci nasıl işler?

Ankara çocuk ergen psikiyatrisi muayenehanemizde değerlendirme, ebeveynlerle yapılan ayrıntılı bir görüşmeyle başlar. Ardından çocukla ya da gençle yaşına uygun bir ortamda görüşülür. Gerekli durumlarda öğretmen bilgileri, standart ölçekler ve psikolojik testler değerlendirmeyi tamamlar. Sürecin sonunda bulguları aileyle anlaşılır bir dille paylaşır ve birlikte bir yol haritası oluştururuz.

Hangi durumda başvurmanız gerektiğinden emin değilseniz, bir ön görüşme yaparak sorularınızı netleştirebilirsiniz. Randevu bilgileri için iletişim sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.