Ankara · Çocuk ve ergen psikiyatrisi Pazartesi – Cuma: 09.00 – 18.00

Bilgi Köşesi

Çocuklarda uyku sorunları ve ruh sağlığı

Yetersiz ya da bölünmüş uyku; dikkat, öfke kontrolü ve duygu durumu üzerinde sanılandan çok daha güçlü bir etkiye sahiptir.

Çocuklarda uyku sorunları ve ruh sağlığı

Uyku, çocukların büyümesi, öğrenmesi ve duygularını düzenlemesi için temel bir ihtiyaçtır. Uyku sırasında beyin gün içinde öğrenilenleri pekiştirir, bedende büyüme hormonu salgılanır ve duygusal deneyimler işlenir. Bu nedenle yetersiz ya da kalitesiz uyku, çocuğun yalnızca ertesi gün yorgun olmasına değil, dikkatinin dağılmasına, sabrının azalmasına ve duygularını kontrol etmekte zorlanmasına da yol açar.

Uyku ile ruh sağlığı arasındaki ilişki iki yönlüdür. Uyku sorunları kaygı, depresyon ve dikkat güçlüklerini artırabilir; bu durumlar da uykuyu bozabilir. Bu yazıda çocuk ve ergenlerde sık görülen uyku sorunlarını, bunların ruh sağlığıyla ilişkisini ve evde uygulanabilecek önerileri ele alıyoruz.

Çocuklar ne kadar uyumalı?

Uyku ihtiyacı yaşa göre değişir. Uzman kuruluşların önerileri genel olarak şöyledir:

YaşÖnerilen günlük uyku süresi
1–2 yaş11–14 saat (gündüz uykuları dahil)
3–5 yaş10–13 saat (gündüz uykuları dahil)
6–12 yaş9–12 saat
13–18 yaş8–10 saat

Bu süreler ortalama değerlerdir; bazı çocuklar biraz daha az, bazıları biraz daha fazla uykuya ihtiyaç duyabilir. Önemli olan, çocuğun sabahları kendiliğinden ya da kolayca uyanabilmesi ve gün içinde dinç olmasıdır.

Yetersiz uyku çocuklarda nasıl görünür?

Yetişkinler uykusuz kaldığında genellikle yorgun ve uykulu görünür. Çocuklarda ise yetersiz uyku çoğu zaman tam tersi biçimde, aşırı hareketlilik ve huzursuzlukla kendini gösterir. Uykusu yetersiz bir çocuk:

  • Daha sinirli, sabırsız ve ağlamaklı olabilir.
  • Öfke nöbetleri daha sık ve daha uzun sürebilir.
  • Dikkatini toplamakta ve yönergeleri izlemekte zorlanabilir.
  • Aşırı hareketli ve dürtüsel davranabilir.
  • Okul başarısı düşebilir, unutkanlık artabilir.
  • Kaygı ve korkuları belirginleşebilir.

Bu belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyla benzerliği dikkat çekicidir. Bu nedenle DEHB değerlendirmesinde çocuğun uyku düzenini mutlaka sorgularız. Bazı çocuklarda uyku sorununun çözülmesi, dikkat ve davranış sorunlarında belirgin iyileşme sağlar.

Sık görülen uyku sorunları

Uykuya dalmakta güçlük

Özellikle kaygılı çocuklarda yatağa girildiğinde zihin günün olaylarına, yarının endişelerine ve korkulara döner. Bu çocuklar uykuya dalmak için ebeveynlerinin yanlarında olmasını isteyebilir, defalarca kalkabilir ya da ebeveynlerinin yatağına gelebilir.

Gece uyanmaları ve kâbuslar

Kâbuslar, özellikle üç ile altı yaş arasında sık görülür ve çoğunlukla gecenin ikinci yarısında ortaya çıkar. Çocuk uyanır, korkusunu anlatabilir ve teselli edildiğinde sakinleşir. Sık ve yoğun kâbuslar ise yaşanan bir stresin ya da travmatik bir olayın işareti olabilir.

Gece terörü ve uyurgezerlik

Gece terörü genellikle gecenin ilk saatlerinde görülür. Çocuk bağırarak uyanmış gibi görünür, ancak aslında tam olarak uyanık değildir, teselli edilmeye tepki vermez ve sabah olayı hatırlamaz. Uyurgezerlik de benzer bir uyku evresiyle ilişkilidir. Bu durumlar çoğunlukla yaşla birlikte azalır; ancak sık tekrarladığında ya da tehlikeli durumlara yol açtığında değerlendirme gerekir.

Ergenlerde geç yatma

Ergenlikte biyolojik saat ileri kayar: gençlerin doğal olarak uykuya dalma saati gecenin geç saatlerine kayar. Okul sabahları erken başladığı için hafta içi süregen bir uykusuzluk oluşur; hafta sonları ise öğlene kadar uyuyarak bu açık kapatılmaya çalışılır. Bu düzensizlik, duygu durumunu, dikkati ve okul başarısını olumsuz etkiler.

Horlama ve uykuda solunum sorunları

Düzenli horlayan, uykusunda nefesi duraklayan, ağzı açık uyuyan çocuklarda büyümüş geniz eti ya da bademcikler gibi nedenlerle uykuda solunum sorunları olabilir. Bu durum uyku kalitesini bozar ve gün içinde dikkat ve davranış sorunlarına yol açabilir. Bu belirtiler varsa çocuk doktoru ya da kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.

Uyku ve ruhsal güçlükler

  • Kaygı: Kaygılı çocuklar uykuya dalmakta zorlanır, gece sık uyanır ve yalnız uyumaktan korkabilir. Yetersiz uyku da kaygıyı artırır.
  • Depresyon: Depresyonda uykusuzluk ya da aşırı uyku sık görülür. Ergenlerde uyku düzeninin bozulması, depresyonun erken bir işareti olabilir.
  • Dikkat eksikliği: DEHB'li çocuklarda uykuya dalma güçlüğü ve huzursuz uyku sık görülür. Uyku sorunları dikkat güçlüklerini artırır.
  • Otizm spektrum bozukluğu: Uyku sorunları otizmli çocuklarda oldukça yaygındır ve hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiler.
  • Travma: Travmatik yaşantıların ardından kâbuslar, uykuya dalmakta güçlük ve sık uyanmalar görülebilir.

Sağlıklı uyku için öneriler

Düzenli bir uyku saati

Hafta içi ve hafta sonu yatma ve kalkma saatlerini mümkün olduğunca sabit tutun. Hafta sonu bu saatler arasındaki farkın bir saati geçmemesi, biyolojik saatin dengede kalmasına yardımcı olur.

Sakinleştirici bir yatma rutini

Her akşam aynı sırayla tekrarlanan sakin bir rutin, çocuğun bedenine uyku zamanının geldiğini haber verir. Ilık bir duş, pijamaları giymek, diş fırçalamak, kısa bir kitap okumak ve iyi geceler dileği gibi. Rutin yirmi ile otuz dakika sürmeli ve heyecan verici etkinlikler içermemelidir.

Ekranları yatak odasından çıkarın

Telefon, tablet ve televizyon ekranlarından yayılan ışık ve içeriklerin uyarıcı etkisi, uykuya dalmayı geciktirir. Yatmadan en az bir saat önce ekranların kapatılması ve cihazların yatak odası dışında şarj edilmesi önerilir. Bu kural ergenler için de geçerlidir; ancak gençlerle birlikte konuşularak belirlenmesi uygulanabilirliğini artırır.

Gün içinde hareket ve gün ışığı

Gün içinde yeterli fiziksel etkinlik ve özellikle sabah saatlerinde gün ışığına çıkmak, biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı olur.

Kafein ve ağır yemeklerden kaçının

Kola, enerji içecekleri, çay, kahve ve çikolata gibi kafein içeren yiyecek ve içecekler, özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde tüketilmemelidir. Yatmadan hemen önce ağır yemekler de uykuyu bölebilir.

Kaygılı çocuklar için

Yatmadan önce çocuğunuzla günün güzel anlarını konuşmak, endişelerini kâğıda yazıp bir "endişe kutusuna" koymak ya da basit nefes egzersizleri yapmak kaygıyı azaltabilir. Çocuğun yanında uyuyarak onu uyutmak kısa vadede işe yarasa da uzun vadede yalnız uyuma becerisini zorlaştırabilir; bu geçişin kademeli olarak planlanması önerilir.

Ebeveyn yatağına gelen çocuk

Gece uyanıp ebeveynlerinin yatağına gelen çocuklar, pek çok ailenin gündemindedir. Küçük yaşlarda zaman zaman yaşanan bu durum olağandır. Ancak çocuk her gece ebeveyn yatağında uyumak istiyorsa ve bu durum ailenin uykusunu belirgin biçimde bölüyorsa, kademeli bir geçiş planı yararlı olabilir. Önce ebeveynin çocuğun yatağının yanında bir sandalyede oturması, sonraki gecelerde sandalyenin kapıya doğru yaklaştırılması ve en sonunda odanın dışına çıkılması, çocuğa güven verirken bağımsız uyuma becerisini de destekler. Bu süreçte tutarlı olmak, birkaç gece zorlansa bile geri adım atmamak önemlidir.

Melatonin ve uyku ilaçları hakkında

Bazı aileler uyku sorunları için reçetesiz takviyelere ya da ilaçlara başvurmayı düşünür. Çocuklarda uyku sorunlarının çoğu, düzenli bir rutin ve davranışsal yöntemlerle düzelir. Herhangi bir takviye ya da ilaç kullanmadan önce mutlaka hekime danışılmalıdır.

Ne zaman uzmana başvurmalı?

  • Uyku sorunu birkaç haftadır sürüyor ve önerilere rağmen düzelmiyorsa,
  • Çocuğunuz gün içinde belirgin biçimde yorgun, sinirli ya da dikkatsizse,
  • Uyku sorunlarına kaygı, mutsuzluk ya da davranış değişiklikleri eşlik ediyorsa,
  • Kâbuslar çok sık ve yoğunsa ya da bir travmatik olayın ardından başladıysa,
  • Ergeninizin uyku düzeni okula gitmesini engelleyecek kadar bozulduysa,

bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmeniz yararlı olacaktır. Değerlendirmede uyku sorununun ardında yatan anksiyete, depresyon ya da dikkat güçlükleri gibi durumları ele alır, gerekirse ilgili uzmanlarla iş birliği yaparız.